Küçük kilim, paspaslar, kaygan cila, kordonlar ve kalabalik eşyalar neden riskli?
09 Mart 2010 / 12:44
Kemik miktarinin azalmasi ve kemiğin mimari yapisinin zayiflamasi sonucunda kemiğin kirilganliğinda artiş olmasina osteoporoz deniyor. Osteoporoz süreci kemiğin miktarinin azalmasiyla başliyor, hastaliğin tanisi kemik yoğunluğunun ölçülmesi (DEXA) ile konuyor.
"Evinizde osteoporozdan muzdarip biri varsa düşmelere karşi önleminizi alin" diyen Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Fizik Tedavi Uzmani Dr. Özlem Güngör, "kemik erimesinde en büyük risk olan kiriklarin yaşanmamasi için evinizde yeni düzenlemeler yapin" önerisinde bulunuyor.
Osteoporozda en büyük riskin düşmeler olduğuna vurgu yapan, kemik erimesi olan kişilerin özellikle ev kazalarindan korunmalari gerektiğini söyleyen Dr. Güngör, "Osteoporozda kiriklarin oluşumuna yol açan en belli başli neden düşmelerdir. Bu nedenle osteoporozu olan kişilerin yaşama alaninda düşmeleri önleyecek düzenlemeler yapilmalidir. Ev ortaminda küçük kilim ve paspaslara, kaygan cila, kordonlara ve kalabalik eşyalara dikkat edilmelidir. Merdiven basamaklari sağlam olmali ve trabzan bulunmalidir. Ortam işiklandirmasi iyi olmalidir. Düşmeler en fazla alacakaranlikta ortaya çikar. Bu nedenle görme kusurlari için uygun gözlük kullanilmalidir" şeklinde önerilerde bulunuyor."
Özellikle kadinlari tehdit eden osteoporozun en sik görülen kemik hastaliği olduğunu belirten Dr. Özlem Güngör, hastaliğin nedenleri, tedavisi ve korunma yöntemleri hakkinda şu bilgileri veriyor:
EN ÖNEMLI NEDEN ÖSTROJENIN AZALMASI
Osteoporozun gelişmesi ve ortaya çikmasinda birçok faktör rol oynar. Bunlarin en önemlisi ve en yaygin olani, östrojen miktarindaki hizli düşmeyle birlikte ortaya çikan menopoz sonrasindaki osteoporozdur. Yaşin ilerlemesi bir diğer etkendir. Hormonal bozukluklar (guatr, diyabet vb), mide –barsak sistemi hastaliklari (kalsiyum emilimini bozmasi nedeni ile), romatizmal hastaliklar, beslenme bozukluklari, bazi ilaçlar (kortizon, heparin, kanser tedavileri vb), alkol, sigara alişkanliklari ve hareketsiz yaşam hastaliğin ortaya çikmasina neden olur. Ailede osteoporoz varliği da bir diğer risk faktörüdür.
KEMIK ERIMESINI ARTIRAN RISK FAKTÖRLERI
Kadinlarda ilk adet yaşinin geç olmasi, erken menopoz, 6 aydan uzun süren adet görmeme, doğum yapmama ya da doğum sayisinin az olmasi ve emzirme süresi osteoporoz gelişimi açisindan risk oluşturur. Fiziksel aktivite eksikliği hangi yaşta olursa olsun kemik yapimini olumsuz yönde etkiler. Osteoporoza bağli kiriklar, baş kemikleri dişinda vücudun herhangi bir kemiğinde oluşabilir. En sik olarak omurga, kalça ve el bileğinde kiriklar görülür. Omurga kiriklari sonucunda kamburlaşma gibi duruş bozukluklari oluşurken, kalça kiriklarinin ölüme varan sonuçlari olabilmektedir. Osteoporoza bağli ağrilar, kiriklar sonucunda ortaya çikar. Uzun süreli oturma ve öne eğilme ile ağri görülür, bazen çok şiddetli olabilir. Osteoporoza bağli olarak omurgada oluşan şekil bozukluklari uzun süreli ağrilara neden olabilir.
ERKEN TEDAVI BAŞARI ŞANSINI YÜKSELTIR
Osteoporoz günümüzde tedavi edilebilir bir hastaliktir. Bütün hastaliklarda olduğu gibi hastaliktan korunma öncelikli amaci oluşturur. Hastalik geliştikten sonra erken tedavi başari şansini yükseltir. Osteoporozdan korunmada kalsiyumdan zengin beslenme şarttir. Yeterli kalsiyumu almanin en uygun yolu dengeli beslenmedir. Dengeli bir diyet, mutlaka süt ürünleri ve yeşil yaprakli sebzeleri içermelidir. Günlük önerilen mönü; 1 bardak süt, 1 bardak yoğurt, en az 50 gr peynir ve 1 tabak yeşil yaprakli sebzedir.
KAHVE VE SIGARA KEMIK ERIMESINI ARTIRIR
Aşiri miktarlarda kahve tüketimi vücuttan kalsiyum atilmasini artirir. Günlük 4 fincan kahve kemik miktarinda azalmaya neden olmaktadir. Sigara kullanimi da kemikler üzerinde zehir etkisi yapar. Sigara içenlerde vücutta daha hizli kemik kaybi olduğu çalişmalarda gösterilmiştir. Alkol tüketimi de kirik riskini artirmaktadir. Aşiri alkol tüketimi ile vücuttan kalsiyum emilimi azalir, kalsiyum atilimi ise artar.
GÜNEŞTEN YARARLANIN, BALIK YAĞI TÜKETIN
Yaşli nüfusta D vitamini çoğunlukla yetersiz düzeylerdedir. Düzenli olarak güneş işinlarindan yararlanilmasi, karaciğer ve balik yağlari tüketilmesi ve bunlarin yapilamadiği durumlarda ilaçlarla vitamin D desteği yapilmasi uygun olur. Günlük yarim saat yürüyüş, ya da haftada 3–4 kez 40 dakikalik egzersiz yapilmasi kas kuvvetini artirir ve düşmelerden korunmaya yardimci olur. Ancak yaşli ve kalp hastaliği olanlarda, birkaç dakikalik yürüyüşlerle başlanip 1'er dakika artirmak en uygun olanidir. Yürüme hizi hafif tempolu olmali, eşit adimlarla, kollar eşlik edecek şekilde hafifçe terlemeyi sağlamalidir. Açik hava yürüyüşleri D vitamininden yararlanildiği için ayrica faydalidir. Yumuşak tabanli, rahat ve kaymayan ayakkabilar seçilmelidir. Yürüyüş yapilan yer, düşme riskinin yüksek olmadiği mekanlardan seçilmelidir.
KAYNAK:posta-gazetesi.net